blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2013 Salı

BLOĞUM 'ALA DERGİSİ MAYIS - 2013' SAYISINDA :)



Minik Atölyem Ala Dergisi Mayıs-2013 sayısında dolu dolu 2 sayfa olarak karşınızda :) Ala Dergisi Moda ve Stil Editörü Gülsüm Çiçekci ile görüşmelerimiz neticesinde; görselleri çok beğendiğini ve tasarıma gönderceğini belirtti. açıkçası tasarım ekibinin de onayından geçip geçmediğini bilemediğim için, Mayıs sayısını heyecanla bekledim. ve sonuç; degide bloğum için iki sayfa ayrılmıştı. hem de harika bir tasarımla :) tekrar teşekkürler Ala Dergisi ekibi :)









                                                                           sevgiyle kalın :)

25 Şubat 2013 Pazartesi

BLOGGER BULUŞMAMIZ VE BOL FOTO :)



Bildiğiniz gibi geçtiğimiz cumartesi blogger arkadaşlarım için bir buluşma düzenlemiştim. sabırsızlıkla beklediğime değmiş, o kadar güzel geçti ki zamanın nasıl da çacucak geçmiş ki, saat 1 den 6.30 a kadar orada oturduğumuzu farkedemeyecek kadar çabuk hem de :D sohbet, kahkaha, samimiyet, güler yüz bolca vardı :) daha önce sadece yorumlaştığın insanlarla kucaklaşmak, hemen içten bir sohbet kurmak öyle keyif verdi ki, iyi ki geldiniz arkadaşlar. umarım bu arkadaşlıklarımız kalıcı olur, çünkü ben sizleri çok sevdim.

aslında hem anlatacak çok şey var, hem de bolca foto var ki epeyce bir kısmını ayıkladım. nerden başlasam bilemedim ama ilk cafeye gelip heyecanla bekleyişimden bahsedebilirim.


kimseyi sima olarak tanımıyordum, o yüzden kapıdan her girene meraklı gözlerle bakmaya başladım. gözgöze gelip, gözlerdeki 'acaba bu o mu?' bakışları, birbirimizi tanımaya yetti :) hepimiz heyecanlıydık ve bu da dışa yansıyordu sanırım. 

tahminimden de çok kişi geldi sağolsunlar; Şirin Tarifler blog sahibesi Melike, Tubistan bloğunun sahibesi Tuğba, Seyyah Gül, Gülihan bloğunun sahibesi Gülten, Cadı Kızın Dırdırı Arzu, Denizkabuğundan inciler Saibe ve Fatma, Sevimli Yemekler blog sahibesi Emine, VolkanveKaldera blog sahibesi Nazan abla, Facebooktan arkadaş olduğum Saliha abla, Can dostum Tuba, iş arkadaşlarım canlarım Esra ve Fatma, Arzunun yengesi sevgili Zekiye ablam... hepinizi saydım inşallah :)



Artık fotolar konuşsun diyorum... :)




nasıl da mutluyum yaa ağzım kulaklarımda adeta :D bu peçetelikleri ben hazırladım çok sevimli oldular :)



biliyorsunuz ki aynı zamanda benim doğum günüm için toplaşmıştık. çocuklar gibi şendim, kaç senedir böyle d.günü kutlamamıştım sanırım. kim derdi ki 26 yaşına basarken hiç tanımadığın kişilerle d.gününü kutlayacaksın diye :) çılgınlık mı bu? ;) bence değil, çünkü hiç mi hiç yabancılık çekmedim ki sanki tanışıyormuşuz gibiydim hepsiyle :/


hepsi bana birbirinden cici hediyeler getirmişti. çok sağolun kızlar hepsine ayrı ayrı bayıldım, çok güzellerdi :)


Tubistan' ın kendi yaptığı eseri... harika değil mi? hemen çerçeveletip oturma odama asmalıyım, oraya tam uyacak diye düşünüyorum.



Gurme Şirine' min hediyesi, annesi işlemiş çokbeğendim. böyle bir yaka kolye isityordum bir türlü nasip olmamıştı almak, kısmet bugüneymiş :)






denizkabuğundan inciler bu sevimli gelin-damat iğnelikleri kendileri yapmışlar. o kadar sevimli ve şık duruyorlar ki, kızlar sanırım ben bunları dekor amaçlı, evimin en güzel köşesinde kullanacağım çok beğendim :) bu arada abla-kardeş ikisi de dikiş ve tasarım konusunda çok marifetliler. üzerlerindeki pelerinleri kendileri dikmişti ve herkes hayran kaldı. sanırım ben dahil birkaç kişi sipariş vereceğiz kendilerine :) tasarımlarını merak edip incelemek isterseniz, buyrun facebook sayfalarına tık tık

hepinizin hediyelerini yayınlayamıyorum maalesef, fotolar çok net çıkmamış. herkese tekrar teşekkürler :)


ben de arkadaşlarıma sevimli lavanta keseleri hazırladım. benden ve bu günden hatıra kalmasını istedim. hepsinin çok hoşuna gitmiş aldığım yorumlardan anladığım kadarıyla. çok sevindim beğenmenize :)





(Reklamlaaaaarrr ;) sipariş üzerine özel günleriniz için yapılır. siparişleriniz için minikatolyem@gmail.com adresime mail atabilirsiniz)








mekan da çok hoştu. Üsküdar Salacak Sahil yolundaki 5.Cadde ye teşekkürler...


ve bu buluşma da böylece bitti. hadi bakalım sıra kimde, yeni buluşmaları bekliyoruz :)

18 Şubat 2013 Pazartesi

İLK MİM: SEBY FASHİON' DAN

İlk mimim olacak, bakalım keyifli bulacak mısınız bu röportaj tarzı sohbeti :) Blogger arkadaşlarımızdan sevgili Seby Fashion beni mimlemiş, teşekkürler :) hemen sorulara geçiyorum, biraz uzun bir post olacağa benziyor.

1- Neye zaafınız var? Mesela neyi yapmayacağım dediğiniz halde yapıyorsunuz?
- sanırım benim de bir çok bayanda olduğu gibi alışverişe zaafım var ;) bu ay artık bir şey almayacağım desem de, illa ki kıyafet almak değil, illa ki bir harcama yapıyorum. ufak da olsa bir şeyler almak beni mulu ediyor napıym :/

 2- Hangi filmin,dizinin ya da kitabın içine girmek isterdiniz ?
-Çanakkale Savaşı' yla alakalı film ve kitapların içinde olmak, bu savaştaki her sahneyi gerçek anlamda yaşayabilmek, yaşanan mucizelere tanık olabilmek isterdim.

3-fırsatınız olsaydı şayet ilk gideceğiniz ülke-şehir neresi olurdu?
- ben de elbetteki kutsal toprakları ziyaret edip, ibadetimi yerine getirmek isterdim. (Allah genç yaşımızda nasip etsin inşallah)

4-hayallerinizdeki işi mi yapıyorsunuz ya da hayalinizdeki yerde misiniz?
- hayır, hayalimdeki işi yapmıyorum maalesef :( evet okuduğum bölümle alakalı bir işte çalışıyorum. Anadolu Üniversitesi İktisat mezunuyum ben. fakat el işlerine ne kadar ilgim olduğunu az çok bloğumu takip edenler bilirler. evet, hayalimde yapmak istediğim bir iş var; ama sürpriz olsun, inşallah olursa ama daha zamanı var sanırsam :)

5-diyelim ki yeni üretilen , leziz mi leziz , iddialı bir çikolataya sizin istediğiniz bir ismi koyacaklar . ne olsun isterdiniz ?
- şu an aklıma gelmiyor hiçbir şey :(


6-gerçekleşmesi pek olası olmayan ama yine de çok istediğiniz uçuk bir hayaliniz var mı?
- sanırım yok, yapmak istediğim hayallerimi gerçekleştireyim ben bana yeter :)


7-farzedelim ki oyuncusunuz ve oscar kazandınız (heyt beee:)) ödülünüzü kimden almak isterdiniz ? :)
- faketmez ;)  ödülü ben almışım sonuçta, kimden aldığımın bir önemi yok ;)

8-keşke bunu ben yapmış olsaydım dediğiniz bir şarkı yada film var mı ?
- hiç o şekilde düşünmedim; fakat İslamiyet' i anlatan filimler çok az, eğer böyle bir yeteneğim olsaydı; dinimizi anlatan etkileyici bir film yapmak isterdim.

9-yaşamayı istediğiniz bir dönem ya da çağ var mı?varsa nedir?
- Osmanlı dönemini baştan sona yaşamak isterdim.

10-küçüklüğünüzde en sevdiğiniz çizgi film neydi?:)şimde varsa şimdikini de söyleyebilirsiniz ..
- sanırım bizim dönemin çizgi filmlerini hepimiz seviyor ve izliyorduk.
  şirinler, şeker kız candy, taş devri, jetgiller, temel reis, ve tabiki susam sokağı ;)

11-isminizi seviyor musunuz?sizi yansıttığını düşünüyor musunuz?
- itiraf edeyim, Kur'an-ı Kerim' de geçen bir isim olmasını isterdim. geçmiyor sanırsam :/ bu arada ismim Seçil :) ilk defa burada söylüyorum ;) anlamı; seçilmiş kişi, seçkin insan demek. benim dönemimden çok duyduğum bir isim değil. benim ismimde birkaç kişi duydum mesela.

Hakkımdaki 11 gerçek:
- Kova burcuyum, yükselenim Koç. inatçı ve lider ruhluyumdur. geri planda kalmayı sevmem.
- evden çıkarken ütüyü çalıştırmadığım halde, bin defa bakıp bakıp kontrol ederim. hatta aklımda kalsın diye; 'ütünün fişini ÇEK-TİMMM'  diye kendi kendime bağırınırım. hatta evden eşimle birlikte çıkıyorsak; baktığım halde, 'sen de baktın ütüye çekmişim dimi?' diye sorarım. hatta eşim bazen benimle eğlenir; 'çekmemiştin'
der ;) ocak konusunda da takıntılıyımdır ama daha çok ütü. bu huyumdan kurtulamıyorum :/
- korku filmlerini ellerim yüzümde, gözlerimde izlerim. kanlı sahnelere asla bakamam.
- evden her çıkışımda 10-15 dk dua ederim. özellikle yolculuğa çıkıyorsak; 8 tane Ayetel Kürsü mutlaka okurum.
- aileme hiç kıyamam. özellikle erkek kardeşime..
- gözkalemini çok severim. gözlerimin üstüne illa ki eyeliner gibi çekerim. özel bir yere gidiyorsam; eyeliner kullanırım.
- kedilerden çok korkarım ve huylanırım. ayaklarımın dibine falan gelse, ne tepki verdiğimi bilmem fırlarım yerimden. bir yerime değerse de bağırır çağırırım istemsiz.
- aşırı pimpirikliyimdir, bir şeyi takıym kafama içim içimi yer.
- çok sulugözümdür. çizgi filmlerde olur ya; gözdeki damla düştü düşecek titrer orda, gözyaşım her zaman hazırdır. çok duygusalımdır anlayacağınız, bu yönümü hiç sevmem.
- haksızlığa hiç gelemem. hele ki ben iyi niyetle düşünürken, karşımdaki beni haksız durumuna sokarsa tahammül edemem.
- çok sakin dururum ama yeri geldiğinde o sakinliğimden eser kalmaz. bir şeyi savunuyorsam, sonuna kadar savunmak isterim. bir de napar eder lafı öyle bir dolandırıp haksızsam da haklı çıkarırırm bazen kendimi :) benden iyi avukat olurdu, istemiştim de ama olmadı maalesef :/

işte bu kadar, keyif almışsınızdır umarım :) ben de birilerini mimleyeyim o zaman; Merinin mutfagından, denizkabuğundan inciler, Gülihan... kolay gelsin kızlar ;)




14 Şubat 2013 Perşembe

BLOGGER BULUŞMASI-'CADI KIZIN DIRDIRI' DOĞUMGÜNÜ



Geçtiğimiz hafta 'Cadı kızın dırdırı' blog sahibesi Arzu' nun doğumgününe katıldım. Buluşma Eyüp' te Ensari Konağı' ndaydı. çok hoş bir mekan tavsiye ederim. ilk defa bir blogger buluşmasına katıldım ve kimseyi tanımıyordum. bu konuda başta biraz çekingendim, ilk defa tanımadığım bir ortama girecektim fakat bu düşüncemi çürütmekti niyetim. iyiki de gitmişim, neşe dolu insanlarla tanıştım. hiç de yabancılık çekmedim, fotoğraflardan anlayacaksınız birazdan :)

Arzu o gün çok rahatsızdı, ateşi yüksekmiş ve iğne vurunup gelmiş. sırf buluşmayı iptal etmemek adına, bize ayıp olmasın diye. ama biz de onu dualarımızla iyileştirdik, der misiniz hiç bu fotolarda hasta diye :)

İşte 'Cadı Kızın Dırdırı' Arzu :) bıcır bıcırdı kendisi, yazdıklarından gördüm biraz daha iyiymişsin şimdi cnm tekrardan geçmiş olsun...

pastası bloğunun ismini yansıtsın diye pastanedekilere derdini anlatasıya kadar canı çıkmış :) en son hala daha 'Ama cadının sopasını yapmamışlar yaaa' diyordu :) pastanede yaşanan komik diyologları anlatırken, bizler de az gülmedik. gayet doğal bir arkadaşımız anlayacağınız :)



                      gelelim hediye faslına... çam sakızı çoban armağanı minik hediyelerimizi de çok beğendi.



bu da benim kendi yaptığım doğal taşlardan oluşan bileklik... bu taşlar sana hep böyle pozitif enerji versin...


soldan sağa; Madam Modista (Ayşegül), Cadı Kızın Dırdırı (Arzu), Nazan Abla, ve bendeniz Minik Atölyem :) tanışırken çok komikti; ben 'Minik Atölyem', ben 'Madame Modista' fln , ee napalım bloglarımızın isimleriyle tanıyoruz birbirimizi :)



                    cadı şapkası bile getirmişti inanamadım, her şey konsepte uygundu anlayacağınız.


ve güzel bir buluşma da böylece bitti. her şey için arzuya tekrar teşekkür ediyoruz. Allah sana hayırlı ve sağlıklı bir ömür nasip etsin inşallah...

2 Ağustos 2012 Perşembe

HA GAYRET 100 KİŞİ OLALIM, HEDİYEYE ULAŞALIM :)

Çabuk çabuk büyüdük, biraz emekledik ama şimdi koşar adımlarla, daha çok faydalı şey yapmak için acele eder oldum. Bloğu bir o yana çektim, bir bu yana. Her şeyden olsun istedim. Modayla başladım, satış bloğu olarak; ama faydalı şeyler okumak, yazmak daha çok keyif verdi bana. Yine yapıyorum satış, özellikle el emeği ürünlerimi satıp, bir kazanç elde etmek harika bir şey. Sonuçta kendi ürettiğim, emek verdiğim şeyler ve beğenilmesi bana apayrı bir mutluluk veriyor. 

Takı tasarımla başladım. Buraya koyduklarım bir kaçı sadece. Yakın çevremden çok sipariş aldım. Şenlikler, kermesler derken takıdan istediğimi aldım sanırım. Yeni şeyler öğrenmeli, farklı konularda da geliştirmeliyim kendimi derken; arayış içine girdim. El emeğine hayranım, bende yarattığı mutluluğa, sonuçlarına... Kısacası bir terapi benim için. Ve daha güzel işler yapmak için kendimi geliştirme aşamasına aldım. İnşallah bir kaç ay sonra farklı bir hobiyle karşınızda olurum. Ama sanırım bir süre sizlerle güzel şeyler paylaşmak, öğrenmek, tavsiye etmek, ve bir çok kişiye faydalı olmak amacım. Allah' ın izniyle inşallah.... :)

Beni ekleyen her bloğu, tek tek inceledim. Kimlere hitap ediyor paylaştıklarım, kimlerle yorumlarda daha sık buluşup samimiyet kurabiliyoruz, en çok hangi yazılarım ilgi çekiyor gördüm. Ama yine de benim bloğum her telden arkadaşım; çünkü özgür olduğum bir dünya gibi bloğum. Yazdıkça yazasım, sohbet edercesine saatlerce konuşasım var. Benim bloğumda tarlayı ben ekiyorum, siz biçiyorsunuz bir nevi. Bu yüzden de meyvelerini hep beraber yiyoruz diye düşünüyorum. Hepimiz birbirimize çok şey kazandırıyoruz. Ben ortaya bir konu atıyorum, sizler yorumlarda bulunuyosunuz. Yazdıklarının okunmasını bilmek, karşılığını almak süper:)

Ayy ne kadar uzattım konuyu dimi? Ama ben çok mutluyum bloğumda :) Ve diyorum ki daha da büyüsün bloğum, kocamaaaaannn olalım. Veeeeee 100. kişiyi gördüm mü hediyelere boğulalım :))) 
Hepinize teşekkürler canlarım :))

12 Haziran 2012 Salı

BİR FİNCAN DA BENDEN HEDİYE OLSUN :) :'EN GÜZEL SOFRA YARIŞMASI'


Daha önce de duyurduğum gibi yeni bir yarışma başlatıyorum: 'En Güzel Sofra Yarışması'. Yapmanız gerekenler:
  • Minik Atölyem' i, Blog'dan ve Facebook'tan eklemeniz.(Bloğu olmayanlar sadece Facebook'tan, Facebook' u olmayanlar sadece Blogdan ekleyebilirler)
  • Sayfanızda yarışma ve hediye linkini paylasmanız; yani bu linki: http://minik-atolyem.blogspot.com/2012/06/bir-fincan-da-benden-hediye-olsun-en.html
  • Bloğu olanlar, bu sayfaya yorum bırakmalısınız.
  • Ve bunları yaptığınız takdirde yarışmaya katılmaya hak kazanıyorsunuz. Facebook' ta sofralarınız oylamaya sunulacak ve en çok beğeni alan bu şirin kahve fincanlarının sahibi olacak (kalpli kutusuyla beraber) :) Yemek yarışmasının ardından da en güzel kahve giderdi :)
Sofralarınızın şıklığı ve düzeni önemli olan. Bu kahvaltı sofrası da olabilir, yemek sofrası da olabilir, tamamen size kalmış. Haydi marifetli bayanlar, bir misafiriniz geldiğinde hazırladığınız sofralarınızı, Minik Atölyem için fotoğraflayıverin:)

Yarışmamız bugün itibariyle başlamıştır. Fotoğrafları yollayabilirsiniz. 2 Temmuz Pazartesi  öğlen saat 12.00' ye kadar fotoğraf alımını bitirip, oylamaya geçeceğim. Herkese bol şans:)
Sofra fotoğraflarınızı; minikatolyem@gmail.com adresine yollayabilirsiniz.
NOT: Ekleyip, yorum bırakan herkes, ayrıca kolye ve broş çekilişine katılmaya hak kazanıyor:)

30 Mayıs 2012 Çarşamba

AKŞAM YEMEĞİNE MİSAFİR...? YEMEĞE NE YAPMALI...?

Merhaba arkadaşlar... Postlarım arasında en çok misafir soframa olan ilginiz beni memnun etti. Yemek, kurabiye, pasta işlerine mi girişsem diye düşünmüyor değilim :) Boş durmayı sevmiyorum, bir şeyler üretebilmek ve bunun beğenisini görmek beni çok ama çok mutlu ediyor. Henüz blog dünyasında yeni olsam da, şimdiden farkındayım ki; bloğuma bir şeyler yazmak beni çok mutlu ediyor. Benimkisi her telden, ortaya karışık bir blog... Ben seviyorum böyle olmasını; çünkü sırf moda blogları, ya da sırf yemek, seyahat, şiir blogları beni sıkıyor. İçinde her şeyden birazcık olması, farklılıkların olması beni daha çok çekiyor kendine bu ortaya karışık bloglarda :) Modayla başladım evet; kıyafetleri birbiriyle yakıştırabilmek, renkleri farklı alternatiflerle kullanabilmek benim hoşuma gidiyor. Ama bloğumu sadece bununla sınırlı tutmak istemiyorum. Bu benim kişisel bloğum ve eğlenceli bir şekilde süsleyebilmeliyim, özgür olabilmeliyim. Blog da bize bu fırsatı veriyor zaten :)

Neyse gel gelelim ki bu haftasonuna kısmetse misafirlerim var :) Misafir ağırlamayı çok seviyorum. Her ne kadar deli gibi stres olsam da, inanın vaktimin hep sınırlı olmasından. Alalacele temizlikti, yemekti  istediklerimin hep altında kalıyor. Tabi bana göre, yani misafirlerim yemek sonunda tarif istediklerinde eşim masanın altından ayağımı dürtüyor: Bak 'istediğim gibi olmadı işte' diye yakınmalarıma cevap olaraktan :) 

Şuan kafamda tasarladığım bir iki şey dışında menüyü oluşturamıyorum. Farklı şeyler yapmak istiyorum ama ilk deneyimimi misafirlerim için yapmamın ne kadar doğru sonuçlar çıkarabileceğini kestiremiyorum. Bu kez daha çok sofra süslemelerine önem vermek, değişik bir süsleme yapmak istiyorum, fakat onun için de alışverişe çıkıp değişik süslemeler bulmam gerekecek. Ayy ne kadar yakındım; ama anlayın gerçekten misafirlerimi çok çok güzel ağırlamak ve memnun etmek benim için çok önemli. Süslenmiş bir sofra, uğraşılmış yemekler, karşındaki insana ne kadar değer verdiğini gösteriyor bence.

Netten bir kaç süslü sofra buldum. Bu misafirler için değil de, daha çok eşinizle güzel bir yemek için hazırlanabilir. Sizinle paylaşmak istedim, çok şirin, romantik renkler ve desenler...


Şu mum olayına da bayıldım; daha önce hiç aklıma gelmemişti böyle bir şey. Ama sade ve şık duruyor kesinlikle...



Misafirler için çok mu romantik kaçar diyorsunuz? :D Belki masada değil de evin farklı yerlerinde durabilir. Mesela konsolun üzerinde. Bunu denemek istiyorum.

Salata yerine küçük atıştırmalıklar daha çok hoşuma gidiyor. Örneğin bu zeytinyağlı, sarımsaklı kırmızı biber sarmasından yapabilirim diye düşünüyorum. Ne dersiniz?


Benim  havuçlu, kabaklı salatamda meşhurdur. İçine de bol ceviz ekledim mi harika oluyor. Belki yine yapabilirim. Tüm yaptıklarımı sizin için fotoğraflayacağım Allah kısmet ederse. 

Çocuklar için yapılan bu süslü mamalara da bayıldım. Kahvaltı sofralarına, hele ki çocuklu misafirleriniz gelecekse; yapılabilecek değişik süslemeler var. Çocuklarınız bunlarla oyalanıp, aynı zamanda keyifle yemeye çalışırlarken, siz de rahatça kahvaltınızı yapabilirsiniz diye düşünüyorum :) Çocukları da düşünüp, onlara da böyle sevimli şeyler sunabiliriz.





                                Şimdilik benden bu kadar, takipte kalın :)