22 Mayıs 2012 Salı

ESKİŞEHİR TURU

Gel gelelim doğup büyüdüğüm, 24 yılımı geçirdiğim, memleketim Eskişehir' e... Haftasonu 2 günlük seyahatimizde, küçük bir Eskişehir turu yaptık. En sevdiğim yeri, asıl Eskişehir dediğim yeri; Odunpazarı... Televizyonda Eskişehir' in tanıtımı yapılırken ilk Odunpazarı' ndan bahsedilir. Çünkü ilk yerleşim orda başlamış ve hala eski değerlerini bir nebze de olsa taşıyabilmekte. Tarihi evler restore edilmiş ve butik oteller ya da restaurantlar haline getirilmiş. 







Pek çoğunda hala senelerdir oturanlar var ve mahhalle kültürü devam etmekte. En çok hoşuma gideni de bu. Kadınlar sokaklarda rahatça oturup örgülerini örmekte ya da belediyenin onlara sağladığı imkanlardan faydalanarak el emeği ürünlerini stand açarak satabilmekteler. Ben de bu deneyimi yaşamadım değil. Üniversite okurken belediyeye başvurmuştum ve stand açmaya hak kazanmıştım. Haftasonları, birkaç ay kadar burada, yaptığım takıları satma fırsatım olmuştu. Turlar geliyor, hediyelik eşya almak istiyorlar ve yaptığınız şeyleri beğenip almaları o kadar güzel bir duygu ki; ben çok eğlenmiştim o dönemlerde. 


Ayrıca yine el emeği dükkanlardan oluşan bir külliyemiz var. Burada da yine her şey el emeği, göz nuru. Ebru, tezhip, minyatür, takı tasarım, halı dokuma ve (tabiki) lületaşı ürünler mevcut. Hepsinin ayrı ayrı taştan, minicik dükkanları var. Ben burayı dolaşmayı da çok seviyorum.


                                              Lületaşından pipolar...

Veee bayıldığım avlu ve bahçesinin olduğu Kurşunlu Camii... Buradaki yeşilliğe oturup kitap okumak ahh ne güzeldir :)

  

Ve osmanlı evlerinin içi... Birkaç kare sizin için fotoğrafladım. Miniminnacık bir ev ama öylesine şirindi ki :)



Burası da cam sanatlarının satıldığı bir hediyelik eşya dükkanı. Ne kadar incelikle yapıldığını bilip de saygı duymamak mümkün değil. Daha önce de bahsetmiştim; camla takı tasarımı kursuna gittiğimde ne kadar zor ve incelik gerektiren bir sanat olduğunu anlamıştım. Camla yapılan takılar da çok hoş durur, kesinlikle tavsiye ederim :)


Vee gelelim Kentpark' ımıza ve yapay plajımıza :) Bunu duymuş muydunuz? Duymayanlar için söyleyelim; Eskişehir' de deniz yok demeyin, hem de parkın içinde... 




 Sanırım yaza hazırlık için suyunu boşaltmışlar. Kenarında bir de havuzu mevcut. Çoluk çocuk giriyor işte, onlara eğlence :)


Bu görünen ise; yine yapay gölümüz... Kenarında cafeler, yemeğinizi yiyip, kahvelerinizi yudumlamak için. Gölün içinde de kocaman rengarenk balıklar var, onları fotoğraflamayı unutmuşum ama insanların balıkları besleyişi çıkmış bu karede. Halbuki uyarı vardı; "Lütfen balıkları beslemeyiniz" diye :) Ama kimin umrunda, duba gibi yapmışlar balıkları da :) 

Meşhur Porsuk Barajı' mızı ve diğerlerini bir başka posta saklamak zorundayım. Çünkü ancak bu kadarını gezebildik. Ya da kalan yerleri de gidip, gezip görmenizi öneririm. Şimdilik hoşçakalın :)

4 yorum:

  1. Değerli blog yöneticisi sitenizdeki makalelerinizi firmamız Dell şarj aleti olarak çok beğendik ve başarılarınızın devamını diliyoruz.

    YanıtlaSil
  2. merhaba,sonunda blog camiasında bir hemşehrimle karşılaştım,hemde istanbuldaymış :)) sevindim seni gördüğüme,eskişehir turlarının devamı gelir inş. bende özlemişim şehrimi,çiğ böreğimizden de bahsetmeyi unutma ;) bende beklerim cnm,sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa öyle mi ben de çok memnun oldum bak şimdi :)
      esk turlarımın devamı illaki gelir,
      çünkü sık sık gitmeye çalışıyorum.
      küçük bir şehir olsa da,
      anlatılacak baya bir şeyi var diye düşünüyorum.
      benden de sevgiler cnm :)

      Sil